Beynin Donma Noktasını Düşürür, Düşünceyi ve Mantığı Canlı Tutar

2012 ve Marduk: Sorular ve Yanıtlar

2012 yılının özelliği nedir?

2012 yılı artık bir yıldır; yanı o yıl şubat ayı 29 gün çekecek. 29 Şubat'ta doğacak olanlara şimdiden geçmiş olsun diyelim; çünkü doğum günlerini her dört yılda bir kutlayabilecekler ancak.

Ama herkes 2012 yılında kıyamet kopacak diyor?

Ha evet, bir de öyle söylentiler var.

2012'de gerçekten kıyamet kopacak mı?

Hayır!

Peki niye öyle söylüyorlar o zaman?

Biraz daha detaya girelim:

Bazıları 21 Aralık 2012'nin Maya uzun hesap takviminin son günü olduğunu ve bunun kıyameti getireceğini iddia ediyorlar. Kıyamet sebebi olarak Dünya'nın çok yakından geçeceği söylenen Nibiru gezegeninin gösterilmesinin yanında (ki Sümerler bunu biliyorlarmış deniyor) birçok başka neden daha öne sürülüyor; gezegenlerin aynı hizaya gelmesi, asteroid veya kuyruklu yıldız çarpması, güneşteki patlamalar, kutupların yer değiştirecek olması...

Bunların hepsini Mayalar mı söylemiş?

Hayır. Ne Mayalar ne de Sümerler 2012'de kıyamet kopacağını söylemişler. Bütün bunlar modern kehanetler sadece.

Maya takvimi 2012'de gerçekten de bitiyor mu?

Bunu kimse tam olarak bilmiyor. Maya yazıtlarında 2012'den sonraki tarihlere de göndermeler var. Bu yüzden de takvimin bitmediği, daha devam ettiği kabul ediliyor.

Ya takvim gerçekten bitiyorsa?

Ya benim saatli maarif takvimim de bu yıl sonunda bitiyorsa?

Mayalar astronomide çok ilerilermiş?

Tarihte hiçbir uygarlık astronomide bizim şu anda olduğumuz kadar ileri değildi. Olsa olsa astrolojide biraz ileri olmuş olabilirler.

Ya Sümerler? Nibiru diye bir gezegen keşfetmişler deniyor.

Bu doğru. Nibiru'yu astronomiyle ilgilenen hemen hemen her topluluk keşfetmiş; çünkü Nibiru çıplak gözle de görülebilen Jüpiter gezegeninden başkası değil.

Nibiru 3600 yılda bir Dünya'nın yakınından geçmiyor mu?

Geçmiyor! Nibiru'nun Jüpiter olmadığını, farklı bir gezegen olduğunu ve yörünge süresinin 3600 yıl olduğunu iddia eden İsrail'li yazar Zecheria Sitchin'dir. Sitchin aynı zamanda Nibiru'nun Anunnakilerin evi olduğunu, bu yaratıkların 450 bin yıl önce altın aramak için dünyaya geldiklerini ve kendilerine kölelik yapsın diye şimdiki insanları genetik mühendisliği sonucu yarattıklarını da öne sürüyor.

Bunların Marduk'la bir ilişkisi var mı?

Hem de çok. Nibiru'yu Marduk olarak adlandırmak, Türk insanının bu kehanetlere en büyük katkısını temsil ediyor.

Nibiru ve Marduk aynı mı yani?

Aynı! Yani hemen hemen. Marduk iddiaları Burak Eldem'e ait. Eldem'in "2012: Marduk'la Randevu" adlı kitabı Nibiru ve Maya takvimi üzerine kurulu. Eldem'e göre Marduk (yani Nibiru) 3601 yılda bir Dünya'yı ziyaret ediyor. Bu hesapla da bir sonraki ziyaretini 23 Aralık 2012 olarak tarihlendiriyor.

Az önce tarih olarak 21 Aralık demiştin?

Burak Eldem dışındakiler 21 Aralık'ın Maya takviminin sonu olduğu konusunda hemfikirler. Herkesin kendine göre "çok tutarlı"(?) kanıtları var. Bu durumda inanmamız gereken şey: Önce 21 Aralık'ta tarihin sonu, iki gün sonra ise Marduk gelecek.

Burak Eldem'i destekleyenler varmış?

Her saçma fikrin bir takipçisi bulunur. Köşe yazarları Engin Ardıç ve Serdar Turgut bu fikrin Türkiye'deki en önemli destekçileri. Hatta bir bilim adamımız çıkıp şöyle dedi:

2012 yılında dünya üzerindeki insanların yarısı, 2016'da ise 4'te 3'ü yok olacak. ABD bunu biliyor ve açıklamıyor. Halkta panik yaratmak istemiyorlar.
Hangi bilim adamı dedi bunu?

Moda biliminin öncülerinden olan Cemil İpekçi.

Seçme Saçmalamacalar - Nasuh Mahruki ve 2012

2012'yle ilgili teoriler var biliyorsunuz, bir dönüşüm olacak, yeni bir çağ başlayacak deniyor. Bu konudaki bir başka yaklaşım da şöyle: Bizler 5 duyumuzu kullanabiliyoruz ama 6. his dediğimiz şey, yani üçüncü gözümüzün açılması ve daha farklı bir algı kapasitesine geçmemiz, bu yeni çağla birlikte mümkün olacak.
AKUT'un kurucularından olan Ali Nasuh Mahruki, gözü kapalı görebildiği iddia edilen çocuklarla ilgili röportajında söylüyor bunları. Röportajı yapan kişi bu tip saçmalıkları sıkça konu eden Ayşe Arman. Çağ atladıkça duyu sayımızın arttığına dair ilginç bir teorisi var Mahruki'nin. Gözü kapalı görme gibi saçmalıklara kanmamak için toplam kaç duyuya ihtiyacımız var acaba?

Reenkarnasyon Bankası

Şaka değil, gerçekten de var böyle bir banka. Reenkarnasyonla yeniden doğacaklarını düşünenler için biçilmiş kaftan. Ölüp de yeniden doğunca neden sıfırdan başlayasınız? Ölmeden önce bu bankaya paranızı yatırıyorsunuz, yeniden doğup gelince daha önceden kendi hazırladığınız soruları doğru yanıtlayıp paranızı geri alıyorsunuz.

Bir sonraki hayata zengin ama yalnız başlamamak için bu haberi en iyi arkadaşlarınıza da iletin. Böylece reenkarnasyon kankasını da garantiye almış olursunuz.

Adres:
reincarnationbank.com

Başbakan'ın 'Amerikan aşısı' İsteği

Türkiye'de ve dünyada domuz gribinden ölenlerin sayısı artmaya devam ederken, zaten kısıtlı sayıda üretilebilen aşılara karşı dünya çapında bir kampanya yürütülüyor. Genelde komplo teoricilerinin işi olan bu kampanya, halkın kafasını öyle karıştırdı ki şimdiye kadar ciddi hiçbir yan etkisi tespit edilememiş olan aşılara karşı kuşkuyla bakılır oldu. Bir de Başbakan çıkıp kendi Sağlık Bakanını herkesin gözünün önünde azarlayıp, "Amerikan aşısı" istediğini söyleyince bulanık sular iyice karıştı denebilir.

Benim merak ettiğim Başbakan'ın neden Amerikan aşısı istediği. Neden Amerikan aşısı Avrupa aşısından daha iyi olsun?

ABD ve Avrupa'da kullanılan aşılar gerçekten de birbirinden farklı. En önemli fark Avrupa'da kullanılan aşılarda bağışıklık sisteminin vereceği yanıtı güçlendiren ve adjuvant olarak adlandırılan bir katkı maddesinin kullanılması. Adjuvantlar aşıların daha etkili olmasını sağlıyorlar; bu yüzden de uzun yıllardır Avrupa'daki birçok aşıda kullanılıyor. Şimdiye kadar adjuvantların ciddi bir yan etkisi olduğuna dair bir kanıt yok; sadece yararlı etkilerine yönelik kanıtlar var. ABD'deki aşılarda bu madde yok; çünkü Amerikan halkı etkili propagandalar sonucu bu maddenin insan sağlığına zararlı olduğuna inanmış durumda. Avrupa'da ise bu palavralar o kadar yayılamamış olacak ki, adjuvantlar hala daha başarıyla kullanılıyor.

Başbakan'a küçük bir uyarım var: Ekonomik kriz bizi "teğet geçmediği" gibi, domuz gribi de geçmeyebilir. Halkına örnek olması gerekirken, komplo teorilerine kulak vermesinin sonuçları ileride hepimiz için çok kötü olabilir.

Merak edenler için: İşte Dünya Sağlık Örgütünün konuyla ilgili bilgilendirme sayfası:
Squalene-based adjuvants in vaccines

Dizilere Göre Türk İnsanının Göz Rengi