Beynin Donma Noktasını Düşürür, Düşünceyi ve Mantığı Canlı Tutar

CERN Deneyi Hakkındaki Gerçekler

CERN'deki parçacık hızlandırma ve çarpıştırma deneyleri geçen hafta başladı; hakkında konuşulmaya ise çok önceden başlanmıştı. Yerli ve yabancı gazete ve televizyonların bu deney hakkında yayımladıkları, toplumu aydınlatmaktan daha çok, karanlığa gömme amacını taşıyor sanki. Hürriyet "Büyük Patlama için geri sayım başladı" diye yazarken, Milliyet "Big Bang cinler alemine kapı açar mı?" diye soruyor okuyucularına. O yüzden bu yazımda deney hakkında genel bilgiler verip, sonra da bilinen bazı yanlışları düzeltmeye çalışacağım.

GENEL BİLGİLER

LHC nedir?

LHC, Large Hadron Collider kelimelerinin kısaltmasıdır. Türkçeye Büyük Hadron Çarpıştırıcısı olarak çevirebiliriz. Cenevre'de bulunan Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi CERN tarafından, parçacık fiziği alanında araştırmalarda kullanılmak için yapılmış, şimdiye kadarki dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı ve çarpıştırıcısıdır. LHC, aynı zamanda şimdiye kadar yapılmış en büyük makinedir.

LHC'nin yapım amacı nedir?

LHC aşağıdaki sorulara yanıt aramak için tasarlandı:
  • Maddeye kütle veren nedir? Tahmin edildiği gibi Higgs bozonları mıdır?
  • Evrenin %4'ü bildiğimiz görünür maddeden oluşuyor. Geri kalan %96'sı neden görünmüyor?
  • Maddenin antimaddeye üstünlüğü neden?
  • Madde Büyük Patlamadan sonraki ilk saniyelerde ne gibi özelliklere sahipti?
  • Evrende bildiklerimizden daha başka boyutlar da var mı?

Hadron nedir?

Kuarklardan oluşan parçacıklardır. Protonlar ve iyonlar hadronlardır. Atom çekirdeğindeki nötronlar da hadrondur. Elektronlar hadron değildir.

Parçacıklar neden çarpıştırılıyor?

Parçaçıklar çarpıştırılarak yüksek yoğunlukta enerji elde edimi ve böylece maddenin özelliklerinin daha iyi anlaşılması hedefleniyor. LHC'deki her bir parçacık yaklaşık bir sivri sineğin enerjisiyle hareket ediyor olacaklar; yanı çok az bir enerjiyle. Ama bu enerji çok küçük bir hacimde yoğunlaşacağı için Büyük Patlamadan sonraki saniyelere benzer bir ortam yaratılacak. Çarpışmalar sonrası oluşan sıcaklık, güneş merkezinin sıcaklığından 100 000 kat daha fazla olacak.

Parçacıklar ne kadar hızlılar?

Protonlar ışık hızına yaklaşıncaya kadar hızlandırılacaklar. En yüksek hızda, 27 km çevresi olan LHC'yi saniyede yaklaşık 11 000 kez dönüyor olacaklar.

LHC'nin yapımı ne kadara mal olmuştur?

Bu konuda net maliyet bilgilerine ulaşmak deneyin finansmanının kompleksliğinden dolayı oldukça zor. Yaklaşık 8-10 milyar Dolara mal olduğunu söylenebilir.

LHC ne kadar enerji harcayacak?

LHC'nin enerji ihtiyacı yaklaşık olarak Cenevre'nin ihtiyacı kadar olacak. Yıllık toplam maliyetin 19 milyon Avro olacağı tahmin ediliyor.

Deneylerin sonuçları ne zaman ortaya çıkacak?

Yaklaşık 2-3 yıl sonra.

YANLIŞ BİLİNENLER

LHC İsviçre'de mi bulunuyor?

Her ne kadar LHC'nin kontrolü resmi olarak İsviçre'nin Cenevre kentinde bulunan CERN'in elinde olsa da, LHC'nin büyük bir bölümü Fransız topraklarının altındadır.

Bu deneylerde Büyük Patlama mı tekrarlanıyor?

Hayır. Büyük Patlamadan önce bildiğimiz evren olmadığı için, evrende böyle bir deney yapmak zaten olanaksız. Deneylerde Büyük Patlamadan sonraki saniyelere benzer bir ortam yaratılmaya ve böylece maddenin yapısının daha iyi anlaşılmasına çalışılıyor.

Kıyamet mi kopacak?

Hayır. Büyük Patlama evreni yaratmıştır, kıyameti kopartmamıştır. Tam tersine, "bu deney yeni bir evren mıi yaratacak?" sorusu daha mantıklı olurdu. Ama bu deney Büyük Patlama deneyi de değil zaten.

Bilim insanları Allah'ın var olmadığını mı kanıtlamaya çalışıyorlar?

Hayır.

Bilim insanları Allah'ın var olduğunu mu kanıtlamaya çalışıyorlar?

Hayır.

Bu deneyle cinler alemine kapı açılacağı doğru mu?

Hayır. CERN'de çalışan bilim insanlarının çoğunluğu müslüman olmadığı için, cinlerden haberdar değiller. O yüzden de bu amaç için deney yapıyor olamazlar.

Dan Brown'un Melekler Ve Şeytanlar kitabı bu deneyi mi anlatıyor?

Hayır. Bu romanda gizli bir örgütün antimadde bombasıyla Vatikan'i yok etmeye çalışması anlatılıyor. Kitapta antimadde CERN'den çalınıyor. Antimadde gerçekten de var; ama CERN antimadde üretip saklamıyor. Buradaki sorun, antimaddenin maddeyle karşılaşınca ikisinin de yok olması. O yüzden de antimadde, maddeden yapılan bir şeyin içinde saklanamıyor.

Antimadde, dünyanın enerji sorununa çözüm olabilir mi?

Saklama sorununa çözüm bulunsa bile antimadde üretimi için gerekli olan enerji, ondan kazanılacak enerjiden çok daha fazla olacağı için çözüm değil. Bugünkü teknolojiyle 1 miligram antimaddenin fiyatı yaklaşık 300 milyar dolar.

Antimadde bombası yapılabilir mi?

Teorik olarak evet; ama CERN'e göre böyle bir bomba için gereken antimaddeyi üretmek milyarlarca yıl sürerdi. Fiyatını da gözönüne alırsanız partikte yapılamaz diyebiliriz.

LHC tehlikeli değilse neden yer altına yapıldı?

LHC'nin yerin ortalama 100 metre altında olmasının değişik nedenleri var:
  • Yer üstünde yapılsaydı çok büyük bir arazinin satın alınması gerekecekti.
  • Derinde olması uzaydan gelen ve dışarıya çıkan radyasyona karşı doğal koruma sağlıyor.
  • Derinde olması daha sağlam bir zeminde olması anlamına geliyor.

LHC'nin yaratacağı mikro kara delikler dünyayı yutar mı?

Hayır. LHC'nin mikro karadelik oluşuracağı kesin değil (bilim adamları her ne kadar oluşturmasını diliyorlarsa da). Oluşursa bile, bu kara delikler çok kısa süre sonra kendiliğinden yok olacakları için tehlikeli olmayacaklar.

Bilim adamları yanılıyor olabilir mi?

LHC yeni bir fikir değil; yaklaşık 25 yıldır planlanıyordu. Bu planlama süresi içinde elde edilen yeni bilgiler de tehlikenin olmadığını gösteriyor. Kaldı ki, doğa bu tür deneyleri sürekli yapıyor zaten. Uzaydan gelen yüksek enerjili parçacıklar, atmosferin üst katmanlarında benzer çarpışmaları sürekli yapıyorlar. LHC'nin farkı, bu deneyleri kontrol altında; yani sonuçlarının gözlemlenebileceği bir ortamda yapıyor olması.

Profesör Engin Arık ve diğer Türk bilim insanlarının bindikleri uçak ajanlar tarafından mı düşürüldü?

Uçak, Ulaştırma Bakanlığının uzmanlarına göre ihmal yüzünden düşmüştür. Bu tip komplo teorilerinin ortak özelliği, yanlışlıklarının kanıtlanamaz oluşudur. Gizli güçler birşeyler yapmış ve izlerini silmişlerdir. Böyle komplo teorilerini her isteyen rahatça üretebilir. İşte bir tanesi, tersini kanıtlamayı bir deneyin: "Afrika'da düşen uçakları Türkler düşürüyorlarmış; çünkü Afrikalılar bor madeninin daha verimli kullanım yolunu bulmuşlar. Türkler ne zaman uçakta bor konusunda çalışan bilim insanı görse, uçağı düşürüyormuş."

Kıyamet Neden Kopmayacak

Sabahki yazımda kıyametin CERN'deki deneylerden dolayı kopmayacağını yazmıştım. Nasıl mı bu kadar emin olabiliyorum? Çünkü herkesin bildiği gibi kıyamet, 2000'de gezegenler aynı hizaya gelince, 2006'da göktaşı çarpınca, 2012'de Marduk'un gelmesiyle kopacak. O zamana kadar güvendeyiz sevgili okuyucular. Dünyanın son kullanma tarihi henüz dolmadı.

Kıyamet Kopmayacak

CERN'deki parçacık hızlandırma ve çarpıştırma deneyleri bugün başlıyor. Sonuçlarının değerlendirilmesi aylarca, belki de yıllarca sürecek bu deneylerin, dünyanın sonunu getireceği iddiaları dolaşıyor ortalıklarda. Sadece Türkiye'de değil, Avrupada bile kendini bilim adamı gören bazılarının böyle iddiaları var. Hatta deneyin durdurulması için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde dava bile açtılar. Dava elbette reddedildi.

Sonumuzun geldiğinden endişeli olanlar için yazıyorum bugün. Bu yazım yarın, gelecek ay veya gelecek yıl hala daha okunabiliyor olacak; çünkü dünya hala daha yerinde olacak. Kısacası şuraya yazıyorum: Kıyamet kopmayacak!

Vahşi Hayat Nedir?

"Vahşi hayat", eskiden bizim "doğal hayat" dediğimiz Türkçe gibi gözüken İngilizce bir kavramdır. Anadilini öğrenmeden İngilizce öğrenip, sonra da öğrendiklerini Türkçeye çevirmeye kalkanlar tarafından uydurulmuştur.

Türkçede doğal olana vahşi denmez; doğal denir. Siz doğal ürünler mi satın alıyorsunuz, yoksa vahşi ürünler mi?

İngiliz Gazetelerinden Çeviri Uydurma Haberler

Hürriyet'ten (çeviri) uydurma haberler dizisine devam.

Aslında bu haberin uydurma olmasından daha çok, metninin tutarlı bir şekilde uydurulamamış olması dikkatimi çekti. Haber özetini okuyunca sizin de kafanızda aşağıdakilerine benzer düşünceler oluştu mu?

  • Kız kimin kusmasından korkuyor, kendinin mi yoksa başkalarının mı?
  • Kızın kusma korkusu evlenmesini engelliyormuş. Demek ki erkekler kusmaktan korkan bir kızla evlenmek istemiyorlar.
  • Hangi törene çıkmaktan bahsediliyor acaba? Korkusu yüzünden evlenemediğine göre, kendi nikah töreni olamaz elbette.
  • Bulduğu ilginç yöntem ne ve ne işe yarıyor? Bunun törenle ne ilgisi var?
Bütün bu soruların yanıtını almak için asıl haber metnine gitmek gerekiyor:
Kusma fobisi yüzünden evlenemeyen 19 yaşındaki genç kız törene çıkmadan önce ilginç bir yöntem buldu.

İngiliz veterinerlik öğrencisi Emma Pelling'in ‘Emetefobi’ (kusma fobisi) yüzünden hayatı altüst oldu. Emma 5 yaşından beri bu hastalıkla yaşamak zorunda. Emma, “Sevgilim Gareth Heale ile evlenemiyorum. Çünkü, kilisede misafirlerin önünde kusacağımı düşünüyorum. Kâbuslarıma giriyor” dedi.

Aktör sevgilisi Gareth'ın çok anlayışlı olduğunu dile getiren güzel Emma, evlilik töreni sırasında hipnotize edilerek kusma fobisinden kurtulmayı amaçlıyor.

Metinden anlaşıldığı kadarıyla sorun—daha öğrenciyken koca adayı bulduğuna göre—kızın evlenememesi değilmiş. Sorun, sadece nikah töreniymiş. Böylece törenin ne olduğunu da anlamış olduk. Ama hani kız evlenemiyordu? Evlenmek demek, nikah töreni demek değildir ki. Hem kız törene çıkmadan önce ilginç bir yöntem de bulmamış; çünkü daha ortada tören falan yok. Sadece törene çıkmadan önce hipnotize edilmek istediğini söylemiş. Bu, zaten henüz yöntem bile kabul edilemez; çünkü işe yarayıp yaramadığı bilinmiyor daha.

Haber metni, başlığın akla getirdiği soruları yanıtlamadığı gibi üstüne yeni soruların ortaya çıkmasına da sebep oluyor:
  • 19 yaşındaki İngiliz öğrenci kızın evlenmekteki acelesi neymiş? Türkiye'de bile evlilik yaşı 19'un üstünde artık.
  • Kilisede misafirlerin önünde kusmaktan korktuğuna göre, neden hala daha kilisede misafirlerin önünde evlenmek istiyor?
  • Internet'te biraz araştırınca, kusma fobisinin İngiltere'de en yaygın 5. fobi olduğu ortaya çıkıyor. "Böyle hastalık görülmedi" başlığı buna uyuyor mu?
  • Hipnotize edilerek törene çıkınca, törenden bir şey anlamayacağına göre, törene ne gerek var?
  • Hipnoz bu fobide işe yarıyorsa, 14 yıldır neden hala daha tedavisinde kullanılmıyormuş?
Bu arada Emma'nin güzelliğine (!?) de dikkat çekmek isterim: "... dile getiren güzel Emma ..." Hürriyet çalışanları kendi güzellik anlayışlarını bize hatırlatmayı bir görev bildikleri için, bir çok haberde bu ifadenin kullanıldığını görebilirsiniz.

Peki ben olsaydım bu çeviri haberin başlığını ve alt yazısını nasıl yazardım? Bir kere ben uydurma haber yayımlamazdım; özellikle de uydurma haber yayımladığı bilinen İngiliz gazetelerinden kopyalamazdım. Hürriyet çalışanlarına yardımcı olmak amacıyla bir seferlik bir istisna yapabilirim. İşte benim başlığım ve alt yazım:
Kusma fobisi yüzenden evlenemeyen genç kız törene çıkmadan önce ilginç bir yöntem buldu. (Önemli not: Bu başlık ve haber metni bozuk tümceler ve uydurma haber içerir. Başlık sadece dikkatinizi çekmek için hazırlanmıştır. Haberin başlığı, alt yazısı ve ana metni birbirleriyle tutarlı değildir. Bizim için önemli olan yer doldurmaktır.)